Güne Notum;

En son 15 Martta dışarı çıkmıştım.
O günden beri evdeyim ve daha ne zaman çıkacağım da belirsiz.
Dışarıda zaman geçirmeyi seven veya dışarı çıkma mecburiyeti olan biri değilim tabii.
Ama elime piknik çantamı alıp kırlarda nefes almadan ya da sınırsız parklarda bisiklet sürmeden durabilen biri de değilim. O yüzden fazla oksijensiz kaldı beynim bedenim..Bu da stres çöküntü olarak gösteriyor kendisini içimde. Yine de çok şükür tabii biraz dolanmalık bir bahçe var elimde.

Oyuncak bisikletle oynayıp durdum tüm gün, ben sürüyormuşum gibi olsun diye, (evet 'oynatmaya az kaldı' durumu çünkü) pek olduğu söylenemez ama yine de oyalamaya oyaladı  beni. Kii zaten bayılırım boş işlerle uğraşmaya / oynamaya. Ben genelde zorlu şeylerle, sadece durarak ve yavaşlayarak baş edebiliyorum, bu günlerde de biraz öyle durum.

Bahçe anneme ait bu sene, o yüzden oyuncaklarımla birlikte bahçeye yayılmama pek izin vermiyor, her alanda çocuğundan daha kıymetli biber  domates gibi bitkileri olduğu için.

Sen nasılsın?  Senin günlerin nasıl geçiyor? Yeni normale uyum sağladın mı, yoksa sen de benim gibi burnunu dışarı çıkaramayangillerden misin? Gerçi benimki tercih değil, yasak. Tercih olsa çok emin değilim ama sanırım ben yeni normale bırakırdım kendimi...

Zeynep
07 Haziran 2020 / 15:05

8 yorum:

  1. Yaz geliyor aşırı sıcaklar istemsizce akşam saatleri dışında çıkma diyor sanki ... Yazılarını özlemiştim Zeynep fırsat buldukça yaz olur mu bahcendeki her bir detay okumayı isterim 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslı❤️
      Blog yazmayı ne kadar sevdiğimi önemsediğimi biliyorsun, ama senin gibi bir düzeni son yıllarda oturtamadım bir türlü. Sen ne güzel canlı tutuyorsun bloğunu, bayılıyorum 🎈
      Sıcaklar geldi tabii size, ne zor oluyordur, ah😔

      Sil
  2. Bu günler de geçecek elbet. Sen gönlünü ferah tut. Sorduğun soruya da cevap vereyim. Korona sürecinin ilk başlarında zihnim çok bulanıktı ve asla hiçbir şeye odaklanamıyordum ama evden de çıkmak istemiyordum. Yani evde olmayı çok özlemişim ama iç sıkıntım asla geçmiyordu. Sonra bir gün evimize minik bi kedi yavrusu girdi ve hayatım renklendi, hatta yıllar önce kaybettiğim yaşam enerjimi bile buldum. Biberonla gece gündüz beslemeler, kakasını yapabilsin diye pamukla poposuna masajlar derken şimdi tam bir eşek sıpası oldu.Ne kadar tatlı ve yaramaz anlatamam. Otuz yıllık ömrümün tamamı kedi istemekle geçmişti ve nihayet oldu. kediye parmağını dokundurmayan eşim bile koyun koyuna uyuyor. Adını Fikret koyduk. Umarım tüm dünya bu illetten kurtulur ve eski normalimize döneriz. Aslında sosyal mesafe olayı kalabilir :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yorum şaaa-haaa-nee🎈
      Merhaba Serpil, iyi ki bunu yazdın da seni gördüm.

      Uzun yıllar bir hayal kurup ona kavuşmak inanılmaz bir mutluluktur tahmin edebiliyorum 😊
      Şu dönemde seni oyalayabilmesi de ne iyi olmuş🎈

      Sil
  3. Ben hâlâ yeni normale bırakmadım kendimi :D
    Bir gün sahile gideceğim ama acelesi yok. Özlediğim pek bir şey de yok, ama bu pek iyiye alamet olmayabilir, bilemedim şimdi :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Senin durum da aynı benim bahçede oyuncak bisikletle oynamam gibi olmasın sakın 🙈Pek mutluyum görünerek aslında delirmiş olmanın belgesi gibi🙈
      İyiye alamet olmadığı kesin😊

      Sahile gidince beni unutmaaa😌götür yanında oturt yanında bir yere 🎈

      Sil
  4. Ya Zeynep bu karantinada en şanslı sensin çok yayılmasında bahçe var bizler balkona odalara tikili kaldik

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın aslında bu konuda şanslıyım ama hala dışarı çıkması yasak olan grubun içinde olarak da pek şanssızım...
      Geçse her şey, karşılıklı kahve içsek yine, sağlıkla 😔

      Sil